İlk evime taşındığımda elimde bir liste vardı: koltuk, yemek masası, halı, perde, aydınlatma, birkaç tablo. Listeyi yaptım, yanına fiyat yazmadım. Sonuç şu oldu: ilk hafta koltuğa beklediğimden fazla para verdim, sonraki üç ay boyunca salonda perdesiz oturdum. O deneyimden öğrendiğim şey basit ama can yakıcı: dekorasyon bütçesi, ne kadar paranız olduğuyla değil, o parayı hangi sırayla harcayacağınızla ilgili bir plandır.
Yeni başlayan biri için en zor kısım, harcamanın nereye gideceğini önceden görememek. Mağazada gördüğünüz her şey mantıklı geliyor, çünkü karşılaştırma yapacağınız bir çerçeve yok. Aşağıda hem o çerçeveyi nasıl kurduğumu hem de yıllar içinde nerede tasarruf edip nereye gönül rahatlığıyla para verdiğimi anlatacağım.
"Salona 50 bin lira ayırdım" cümlesi kulağa plan gibi geliyor ama değil. Çünkü o 50 bin, ilk gördüğünüz güzel koltukta erir. Ben artık toplam rakamı yazmadan önce odayı parçalara ayırıyorum.
Bir kağıda odaları yazın, her odanın altına o odada gerçekten olması gereken parçaları sıralayın. Salon için tipik liste şöyle: oturma grubu, sehpa, TV ünitesi ya da konsol, halı, perde, aydınlatma, duvar. Yatak odası için: yatak ve baza, gardırop, komodinler, perde, abajur. Mutfak ve banyoda genelde büyük mobilya yok, orada iş düzenleyici ve depolama ürünlerine kalıyor.
Bu listeyi çıkardığınızda çoğu insanın yaşadığı ilk sürprizi yaşarsınız: kalem sayısı sandığınızdan fazladır. Salonda 7 kalem varsa, bütçenizin tamamını bir kaleme veremezsiniz. Bu farkındalık tek başına birçok hatayı önlüyor.
Rakam yerine yüzde kullanmak işimi çok kolaylaştırdı, çünkü bütçe küçülse de büyüse de oran korunuyor. Bir salon için kullandığım dağılım kabaca şöyle:
| Kalem | Bütçe payı | Neden |
|---|---|---|
| Oturma grubu | %35–40 | Her gün, saatlerce temas ediyorsunuz |
| Halı | %15 | Odanın zeminini ve sıcaklığını belirliyor |
| Aydınlatma | %12–15 | Atmosferin büyük kısmı buradan geliyor |
| Depolama / ünite | %15 | Dağınıklığı gizleyen tek şey |
| Perde | %8–10 | Ölçü işi, hazır alınca hep eksik duruyor |
| Duvar ve aksesuar | %5–10 | En sona bırakılabilir, en kişisel kısım |
Bu tabloyu kutsal bir kural gibi görmeyin; ben de her evde biraz oynattım. Küçük bir dairede depolama payını yükseltmek, karanlık bir salonda aydınlatmayı öne çıkarmak mantıklı olur. Önemli olan, elinizde bir başlangıç dağılımı olması.
Bütçenin tamamını planlamayın. Ben her zaman yaklaşık %15'ini kenarda tutuyorum. Çünkü kesin olarak şu üçünden biri oluyor: kargoda çizik gelen bir ürün, unuttuğunuz bir montaj ücreti ya da halıyı serdikten sonra "burada bir şey eksik" dediğiniz an. Bu payı ayırmadığımda tüm plan sarkıyor.
Yıllar içinde çıkardığım en pratik ayrım şu: vücudunuzun temas ettiği ve değiştirmesi zor olan şeylere para verin, modası geçebilecek ve kolay değişebilecek şeylerden tasarruf edin.
Her şeyi aynı ay almak zorunda değilsiniz. Ben odayı üç dalgada kurmayı tercih ediyorum: önce oturulabilir hale getiren büyük parçalar, sonra ışık ve depolama, en son duvar ve aksesuar. Aradaki bekleme süresi kötü değil, tam tersi. Odada birkaç hafta yaşadıktan sonra "şuraya bir raf lazım" ya da "b